close

Amerika Yol Günlükleri yazı serisinin yeni yazısında artık yavaş yavaş Amerika’nın doğal güzelliklerini bir kenara bırakıp şehir hayatına doğru geçme vakti geldi. Amerika yol maceramın bu son bölümünde sırasıyla San Diego, Los Angeles ve San Francisco bulunmakta. Aslında buraları gezdikten sonra keşke şehirlere pek de vakit ayırmasaymışım, doğal güzelliklerden devam etseymişim dedim. Ancak evden 12.000 km uzaklara gelmişken, haliyle insanın meşhur olan şehirleri de görmeden dönmemesi gerekiyor.

Williams – San Diego Yolu

7. güne bir gün önce konakladığım Williams şehrinde bir benzinciden aldığım kahve ile başladım. Yolum uzun olacağı için kahvaltıya vakit ayırmak istemedim ve çantamdaki enerji barlardan birini yiyerek yoluma başladım. Bu gün yapacağım Williams – San Diego yolu seyahatim boyunca duraksama olmadan gerçekleştireceğim en uzun yol olacaktı. Navigasayona San Diego’da konaklayacağım yerin adını yazdığımda üç farklı rota çıktı karşıma. Hepsi birbirine yakın süreler olsa da tamamen otobandan gitmek istemediğim için, ortalama hızın biraz daha yavaş olduğu ve Meksika sınırına yakın bir lokasyondan geçen 722 kilometrelik rotayı tercih ettim.

Gün 7 Rotası: Williams – San Diego

Yolculuğum duraksamalarla birlikte yaklaşık 8 saat 15 dakika sürdü ve San Diego’da konaklayacağım tarihi Gaslamp bölgesine geldim. Eğer arabayla yolculuk ediyorsanız Amerika’da büyük şehirlerde en büyük sorun otopark sıkıntısı olarak karşınıza çıkmakta. Eğer şehrin merkezinde konaklıyorsanız otellerin otopark seçenekleri oldukça kısıtlı. Otopark hizmeti sunan oteller de genellikle vale park hizmeti ile birlikte yüksek ücretler istemekte, benim kaldığım yerde gecelik 36 $ gibi bir ücret vardı. Neyse ki otelime hemen 2-3 dakika yürüme mesafesinde, 6th Avenue ile Market Street’in kesiştiği noktada kapalı ve nispeten uygun fiyatlı bir kapalı otopark buldum. Günlük park ücreti 15 $’dı. Ek bir not, Kaliforniya’nın sahil kısımlarına yaklaştıkça benzin fiyatları da hissedilebilecek bir oranda artıyor; ama içiniz rahat olsun, benzinin en pahalı hali bile Türkiye’den ucuz.

Konaklama Şeysi

Arabamın konaklama sorununu hallettikten sonra kendi konaklama sorunsalımı halletmek için konaklayacağım Staypineapple at Hotel Z’ye check in’imi gerçekleştirdim. Burası seyahatim boyunca konakladığım en pahalı yer olsa da San Diego veya Kaliforniya eyaletinin diğer büyük şehirlerinde şehir merkezinde bulunan bir otelde konaklamak istiyorsanız karşınıza çıkabilecek en uygun seçeneklerden biri, gecelik 125 $ civarı. Evet, aslında epey pahalı ama burası Kaliforniya. Eğer kartınızla ödeme yapıyorsanız 150 $ civarı bir depozito da çektiklerini ekleyeyim. Fiyatıyla doğru orantılı olarak, Staypineapple at Hotel Z, tüm Amerika seyahatim boyunca kaldığım en kaliteli tesisti. Oteli incelemek isterseniz şuraya bir tık.

San Diego seyahatim boyunca Kaliforniya şehirleri arasında en beğendiğim şehir oldu diyebilirim. Hatta Amerika Birleşik Devletlerinde en sevdiğim şehirleri sıralamamı isteseler kesinlikle ilk 3’te yer alır kendisi. San Diego, büyük bir şehir olmasına rağmen bir o kadar da rahat ve nezih bir şehir olarak kaldı benim aklımda. Hatta ayrıldığımda buraya sadece bir gün ayırdığım için kendime kızdım, çünkü kesinlikle bir gün daha kalmayı hak ediyordu.

San Diego – Gaslamp Quarter (Tarihi Gaslamp Bölgesi)

Sadece bir günüm olduğu ve o güne de saat 16:00’dan sonra başlayabildiğim için San Diego’yu deneyimlemem gerektiği kadar deneyimleme şansım olmadı. Zamanımın tamamını konakladığım Gaslamp bölgesinde değerlendirmek zorunda idim. Gaslamp bölgesi, San Diego için şehrin merkezi konumunda. Şehrin rahat havasında, bu bölgede oturulup dinlenebilecek bir sürü mekan bulunmakta. Yol yorgunu da olduğum için ben de bu mekanlardan birini tercih ettim ve vaktimin bir bölümünü dinlenerek geçirdim.

San Diego - Gaslamp Quarter

Akşamın ilerleyen saatlerinde ise Marina tarafına yürüyerek San Diego’nun havasını biraz da denizden elde edebilme şansı yakaladım ve otelime döndüm. Ertesi sabah karanlıkta gördüğüm yerleri bir de gündüz gözüyle göreyim diyerek tekrardan soluğu Marina’da aldım. Burada gerçekten gezilecek birçok nokta var, ancak zaman kısıtlaması maalesef beni engelledi. Eğer benden daha fazla vaktiniz var ise Marina etrafındaki Seaport Village’daki dükkanlar, USS Midway Museum ve Waterfront Park kesinlikle daha ayrıntılı gezilmeyi hak eden yerler.

En başında da dedim ya, keşke Amerika planımda bir gün daha fazla ayırsaydım San Diego için. Hal böyle olunca Balboa Park, Old Town San Diego State Historic Park, Ocean Beach ve La Jolla gibi yerleri gezemeden San Diego’dan Los Angeles’a doğru yolculuğuma başlamak zorunda kaldım. Yolculuğumun ilerleyen bölümündeki Los Angeles ve San Francisco beklentilerimin bir tık altında kaldığı için bu seyahati tekrardan planlasam kesinlikle diğer şehirlerden kısaltıp o günü San Diego’ya verirdim.

Yedinci gün sonunda yolum toplam 3.525 kilometreye ulaştı. Amerika Yol Günlükleri’nde bir sonraki durağım 8. ve 9. günler olarak Melekler Şehri olarak bildiğimiz ancak benim için pek de meleklik bir yanı olmayan(Nedenleri gelecek yazımda…) Los Angeles olacak. Eğer Amerika Yol Günlükleri yazı dizisinin önceki yazılarını okumadıysanız aşağıdaki linkleri kullanabilirsiniz:

Tags : AmerikaAmerika Birleşik DevletleriAmerika Birleşik Devletleri Gezilecek Yerleramerika gezi rehberiAmerika Gezisiamerika grand canyonAmerika Yol Günlükleriamerikada araba kiralamakamerikada araba kullanmakCaliforniaGaslamp BölgesiGaslamp QuarterKaliforniyaSan Diego
Gezen Kafa

The author Gezen Kafa

Leave a Response

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.